VAHHABİLERE YETERLİ BİR REDDİYE

Vahhabiler, Eş’ariler’in ve Maturidiler’in kendi aralarında hakikaten ihtilafa düştüklerini iddia ederek iftira atıyorlar.

Gerçekte bunlar sadece lafızlarda farklılık göstermiş; lafızların manalarında ihtilaf etmemişlerdir. Zira lafızlardaki farklılık, manaya tesir etmez; zarar vermez. Örneğin; herhangi bir şeye bir kişinin “güzel” demesi ile başka bir kişinin “iyi” demesi; aralarında bir ihtilaf mıdır? Değildir tabii ki.

Eş’ariler ve Maturidiler, Allahın zatı ile kaim olan bütün sıfatlarının ezeli ve ebedi oldukları konusunda ittifak etmişlerdir. Bunlar Allah’ın, İlim, Semi’ (işitme), Basar (görme), Kelam sıfatları gibi on üç sıfatı hakkında ihtilaf etmemişlerdir. Aynı şekilde Allah-u Teala’nın “hayatı” ve “ölümü” veren olduğu hakkında da ihtilaf etmemişlerdir.

Aralarındaki aynı yola çıkan ve Vahhabilerin ihtilaf olarak ileri sürdükleri şey; Allah-u Teala’nın hayatı ve ölümü vermesi ile ilgilidir. Eş’ariler bu konuda “Allah-u Teala, ilmi, Kudreti ve iradesi ile ölümü ve hayatı verir.” derken; Maturidiler Allah-u Teala için “ölümü; El Mumit sıfatıyla; hayatı ise El Muhyi sıfatı ile verir.” demişlerdir. Bu iki sıfatın, Allah-u Teala’nın fiili sıfatlarından olduğunu ileri sürmüşlerdir. Yani iftiraların aksine her iki kısım da hayatı ve ölümü verenin, Allah-u Teala olduğu konusunda müttefiktirler.

Eş’ari ve Maturidiler ittifak ederek derler ki; “Allah’ın zatı ile kaim olan bütün sıfatları ezeli ve ebedidir. Allah’ın zatı ile ilgili ezelde olmayan hiçbir sıfat, sonradan eklenemez.” Eş’ariler, “ihya” ve “imate”yi Allah’ın zatı ile kaim sıfatlar olarak değil de Allah’ın “İlim, Kudret ve İrade” sıfatlarının eseri olarak kabul etmişlerdir. “Yani Allah, İlmi, Kudreti ve İradesi ile tüm alemi nasıl yarattı ise ölümü ve hayatı da bu sıfatları ile verir.” demişlerdir.