Kayıt ol

İslami Paylasım Platformu! Dinim İslam Foruma Hoş Geldiniz.

Merhaba ziyaretçi, sitemizden ücretsiz YARDIM alabilir, tüm içeriği görüntülemek için KAYIT OLabilirsiniz.

Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    1,862
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10

    İslamî Hayır Projeleri Cemiyeti Fetva Bölümü 13. Beyân



    İSLAMİ HAYIR PROJELER CEMİYETİ FETVA BÖLÜMÜ 13. BEYAN

    الحمدُ للهِ ربِّ العالَمينَ والصَّلاةُ والسَّلامُ على رسولِ اللهِ


    Âlemlerin rabbi olan Allâh’a hamd olsun. Peygamber Efendimize de salât ve selam olsun.

    Mersin ilinde bir hoca dini ders verirken o derste Müslüman olmayan kişinin İslâm’a girmesi için Kelime-i Şehadeti telaffuz etmesinin farz olduğunu söyledi. Şehadetin ikinci kısmında olan ‘Eşhedu Enne Muhammeder Rasulallâh’ yerine ‘Muhammeder Rasulallâh’ derse yani ح harfi yerine ‘he’ harfini telaffuz ederse İslâm’a girmesi sahih olmaz dedi. Ders veren hoca bu konuyu İslâm’da ikrar edilen kurallara göre söylemiştir. Aceleci olan bazı kimseler söylenen bu hükme itiraz ederek ‘İslâm’a girmiş olur’ dediler. Kendilerince bu meseleye delil olarak Şahadeti telaffuz etmekten aciz olan ve kendisine öğretecek kimsenin olmadığı bir kimsenin durumunu örnek göstermişlerdir (Bu kimse Allâh nezdinde mü’min sayılması için Kelime-i Şahadetin ikinci kısmını söylemesi şart değildir). Ama burada söylenen şey o insanların kendilerince anladıkları gibi değildir. Söz konusu hükme muhatap olanlar telaffuz etmeye müsait olup da İslâm’ı duyan kimse içindir. Bunu iddia edenlerin durumu tıpkı birinin ölü eti yemenin haram olduğunu söylemesini işitip ona itiraz ederek daha sonra itirazına ‘ama açlıktan ölecek kimsenin ölü etini yemesi caizdir’ mazeretini gösterenin durumuna benzer. İnsanları yanlış olarak bilgilendiren kimselerin yanlışlarından dolayı hakkı talep edenlerin çok kısa ve net cümlelerle doğruyu bilmesi için hak olan bu reddiyeyi beyan ettik.

    Bu yolda hakkı zikretmek bizden muvaffakiyet Allâh’tandır.

    Muhakkak ki Allâh-u Teâlâ, peygamberine vahyetmiş olduğu dini hükümlerde bir kimsenin İslâm’a nasıl girmesi gerektiğini net ve açık bir şekilde bildirmiştir. Ve bu da; ‘Eşhedu Elle İlehe İllallâh ve Eşhedu Enne Muhammeder Rasulullâh’ kelime-i şahadetini dil ile söyleyip manasına da kalben şek ve şüphe etmeden inanması gerekir. Ancak dili ile şahadeti telaffuz eder fakat kalbi ile manasına iman etmez ise o kişi münafıktır. Fakat kalbindeki inancını bilmediğimizden dolayı onun İslâm’ına hükmederiz. Onun zahiri haline istinaden, kalbinde gizlediği şey bizce aşikâr olmadığından ona Müslüman muamelesi yaparız. Fakat o kimse Allâh nezdinde kâfirdir, şayet bu durumdan tövbe etmeden de ölürse ebediyen cehennemde kalıcıdır. Allâh-u Teâlâ buyurduğu gibi,

    (إِنَّ المنُافقِينَ في الدَّركِ الأَسْفَلِ مِنَ النَّارِ)

    En-Nisê’ suresinin 145. ayetinin meali: “Şüphe yok ki münafıklar ateşin (cehennemin) en alt katındadırlar.”

    Her kim Şahadeti kalbi ile tasdik eder dili ile söylemezse hem Allâh nezdinde de hem de Müslümanların nezdinde kâfirdir.

    İmam En-Nevevi ‘Sahih Müslim Şerhi’ adlı kitabında şöyle buyurdu: “ Ehlisünnetten olan fukahaların, muhaddislerin, kelamcıların, mü’min olup kıble ehlinden olduğuna hükmedilen ve cehennem’de ebediyen kalmayacak kimsenin ancak İslâm dinine itikad edip şek ve şüpheden arınık ve kelime-i şahadeti telaffuz edenin olduğuna ittifak ettiklerini bildirmiştir. Eğer Kelime-i Şahadetin bir kısmını söylemekle yetinirse kıble ehlinden asla olamaz (Müslüman olamaz). Ancak dilindeki hastalık nedeniyle (felç, ahraz) şahadeti getiremiyorsa veya şahadetin manasına inanmış, kalbi ile tasdik etmiş fakat Kelime-i Şahadeti telaffuz etmeden önce ölmüşse o Müslüman’dır.”

    Daha önce zikredildiği gibi, yani kelime-i şahadetin aynısını telaffuz etmek şart değildir. Âlimlerin de bu konuda nassı olduğu gibi her kim kelime-i şahadetin manasını veren lafzı kullanırsa İslâm’ı sahih olur. Her ne kadar kelime-i şahadetin aynı lafızlarını kullanmasa da Müslüman’dır. İmam El-Halimiy ‘El-Minhêc’ adlı kitabında şöyle diyor: “İman ‘le ilehe illallâh’ kelimesinden başka lafızlarla da sahih olur. Tıpkı ‘Allâh’tan başka ilâh yoktur’ veya ‘Allâh’tan başka bir ilâh daha yoktur’ veya ‘Er-Rahmen’den başka ilâh yoktur’ demek ‘le ilehe illallâh’ demek gibidir. İmam El-Erdebiliy ‘El-Envâr’ adlı kitabında şöyle dedi: “İslâm bütün lügatlerde sahih olur. (Kelime-i şahadetin manasını bütün lügatlerde söylemek sahih olur) ve yine şöyle dedi: “Ahmed veya Ebul Kasım Rasulullâh’ demek ‘Muhammedur Rasulallâh’ demek gibidir.”
    Bütün bunları ilim ehli (âlimler) Peygamber Efendimizin mütevatir olan şu hadisinden almışlardır.

    {أُُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لا إِلهَ إِلا الله ُوَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ}

    Hadisin Meali: “İnsanlarla Allâh’tan başka ilâh olmadığına Muhammed’in de Allâh’ın Rasulü olduğuna şahadet edinceye kadar savaşma ile emrolundum.”

    Yüce Rabbimizin ve peygamberinin İslâm’a girmek için bildirdiği yol budur. Allâh Kur’ân-ı Kerim’de, Peygamber Efendimiz de hadislerinde bu yoldan başka bir yol bildirmemişlerdir. Sahabelerden, Tabiilerden ve Tabiilerin Tabiilerin’den de hiçbiri bu yolun hilafı olan bir yolu zikretmemişlerdir. Müctehidlerden hiçbiri Ebu Hanife, İmam Evzai, İmam Malik, İmam Şafii, İmam Ahmed ve diğer hak yolda olan âlimler bu yolun hilafına olan başka bir yol zikretmemişlerdir.

    Her kim Allâh’ın ismini, Peygamberin ismini tahrif ederek İslâm’a bu yol ile gireceğini iddia ederse Allâh’ın ve Rasulünün kelamına bir ek, bir ziyade katmış olur. Bu şahıslardan bunun delili ve dayanağı istenir. Rabbimizin Kur’ân-ı Kerim’de buyurduğu gibi

    (قُلْ هَاتوُا بُرْهَانَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ)

    Âyet Meali: “De ki eğer gerçekten sadık iseniz o zaman delilinizi getiriniz.”
    Peygamberimizin hadisi şerifte buyurduğu gibi;

    {البَيِّنَةُ عَلى مَنِ ادَّعَى}

    Hadisin Meali: “Beyan etmek ve delil getirmek iddia edene aittir.”

    Bunların iddia ettikleri bu şeye hiçbir delilleri yoktur. Hele hele özellikle şeriatın Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e ait olduğunu bildirmediği ismi Peygamber Efendimizin ismi olduğunu iddia etmek asla caiz değildir. Şafiilerden olan İmam Eş-Şebramellesiy buyurmuştur ki: “Allâh-u Teâlâ’nın isminden ve sıfatlarından olmayan ismi ve sıfatı Allâh’a nisbet etmek caiz değildir. Aynı şekilde Peygamberimize ait olmayan bir ismi Peygamberimizi isimlendirmek, yani babasının kendisine vermediği ve kendisinin kendisini isimlendirmediği ismi, O’na nisbet etmek caiz değildir.” Bunu bu şekilde Eş-Şebramellisiy ‘Sirat Eş-Şemi’ adlı kitabından da nakletmiştir. Açıklık getirerek babasından kasıt dedesi Abdulmuttalib olduğunu söylemiştir. Çünkü babası Peygamberimizin doğumundan önce vefat etmişti. Ve İmam Eş-Şerveniy aynısını Et-Tuhfe’nin haşiyasında bunu onaylayarak nakletmiştir.
    Maliki mezhebinin kitaplarından olan (İmam Nefravi’ye ait) “El-Fevekih Ed-Deveni” adlı kitapta şöyle geçmektedir: “Seçilen görüşe göre Allâh-u Teâlâ’nın isimleri Kur’ân’da hadislerde ve icmada bildirildiği isim ve sıfatlardır. Ancak Peygamberimizin isimleri üzerinde ittifak edilmiş olan isimlerdir.”

    Zira âlimler, şahadet ederim ki Allâh’tan başka ilâh yoktur ve Taha veya Mustafa Allâh’ın Rasulü’dür demenin İslâm’a girmek için sahih olmadığını söylemişlerse, varid olmayan bir isim veya tahrif edilmiş bir isim veya hiçbir şekilde Peygamber Efendimize delalet etmeyen bir isimle nasıl sahih olur.

    ‘Ha’ harfini mahrecinden doğru bir şekilde çıkaramayan, bu harfi ‘he’ veya başka bir şekilde çıkarabilen acemlerin ise İslâm’a girmek isteyen kişilerin fakat Muhammed ismini sahih olarak çıkartamayan kişiye ona ‘muhahmmederrasulullâh’ yerine ‘Ebul Kasım Rasulullâh’ denmesi söylenir. ‘Ebul Kasım’ın ne manaya geldiği anlatılır; yani Ebul Kasım’ın Peygamber Efendimizin künyesi olduğu anlatılır. Buna rağmen (bu iki ismi) düzgün ve sahih bir şekilde söyleyemiyorsa veyahut ona bunu öğretecek kimse yoksa bu mesele ona has bir mesele olup zikredilen mesele içine girmez. Bu durumda Allâh nezdinde mü’min sayılması için Kelime-i Şahadetin ikinci kısmını söylemesi şart olmayıp ikinci kısmına itikat etmesi yeterlidir. Bu kimseye genel hüküm ona uygulanmaz.
    Bütün bunlar İslâm’a girmek isteyen kâfir içindir. Fakat Müslüman anne babadan doğan birisinin İslâm hükümlerinin uygulanması için Kelime-i Şahadeti söylemesi gerekmemektedir. Fakat Allâh’ın ismini tahrif ederek söyleyen kişiyi nasıl uyarmak gerekirse Peygamber Efendimizin ismini tahrif ederek söyleyen kişiyi uyarıp ona doğruyu söylemesi gerektiği öğretilir.

    Tıpkı Muhammed ve Ahmed isimlerinin Peygamber Efendimizin isimlerinden olduğu biliniyorsa Ebul Kasım’ın Peygamber Efendimizin isimlerinden olduğu Müslümanlar tarafından bilinmektedir. Bu delillerle sabittir ve bütün Müslümanlar arasında yayılmıştır. İmam Müslim’in, Cabir’den rivayetle şöyle söylemektedir: “Bizden birinin bir çocuğu oldu ona ‘Muhammed’ ismini koydu. Kavmi ona dedi ki: “Senin çocuğuna bu ismi vermene izin vermeyiz.” Adam çocuğunu alıp Peygamber Efendimize gitti ve Peygamber Efendimize şöyle dedi: “Ey Allâh’ın Rasulü benim bir çocuğum oldu ona Muhammed ismini verdim fakat kavmim bana izin vermedi.” Peygamber efendimiz dedi ki: “Benim ismimle isimlendirebilirsiniz fakat benim künyemle künyelenmeyin, çünkü ben Kasım’ım aranızda paylaştırırım.” İbni Maceh’in rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz, Baki’ mezarlığındayken biri diğerine ‘ye Ebel Kasım’ diye seslendi. Peygamber Efendimiz ona döndü ve dedi ki: “Sizi kastetmedim.” Peygamber Efendimiz dedi ki: “Benim ismimle isimlenin fakat benim künyemle künyelenmeyin.” Şeyhan (İmam Buhari ve İmam Müslim) ve diğerlerinin rivayet ettiklerine göre Peygamber Efendimiz şöyle demiştir: “Ben Muhammed ve Ahmed’im.”
    Aynı şekilde görmemezlikten gelinemez, göz ardı edilemez camii imamlarının çoğu, medrese ve şer’i okullarda dini ders veren hocalar, Arap olan ve Arap olmayan yeryüzünün İslâm ülkelerinde yayılan müezzinler, Kur’ân-ı sahih bir şekilde insanlara öğretip okutturuyorlar. Namazda imamlık yapıyorlar, namaz kılacaklara El-Fatihah süresini öğretiyorlar, ezan okuyan müezzinler, hepsi ‘ha’ harfini sahih bir şekilde çıkarmaktadırlar. Peygamber Efendimizin hayatı, güzel vasıflarını ve isimlerini derslerinde, vaazlarında, (Kutlu Doğum gecelerinde ve başka her türlü dini toplantılarda okunan) hutbelerinde anlatmaktadırlar. Her kim Peygamber Efendimizin adını sahih bir şekilde öğrenmek istiyorsa kapı çok geniş bir şekilde açıktır öğrenebilir. Muvaffakiyet Allah’tandır. Tevekkül Allâh’adır.

    Son olarak bu açıklamaya bizi sevkeden meselenin net ve hükümleri açık olmasına ve âlimlerin kitaplarında defalarca zikredilmiş olmasına rağmen aceleci davranan, bu meseleye karşı çıkan ve bu meselede hak ile batılı birbirine karıştırarak insanları yanıltmaya çalışan, kendisine yapılan nasihatlere kulak vermeyen, hüküm vermede acele davranıp, buna ehil olmamasına rağmen fetva vermeye hücum eden biri içindir. Daha önceden yaptığı gibi kibirinden ve inadından dolayı batıl fetva verip zararlar oluşturmuş, insanları yanıltarak batıla sürüklemiş olduktan bir müddet sonra bundan döndüğünü göstermişti. Bunun içindir ki meselenin anlaşılmasını istedik. Amacımız Allâh’ın rızasıdır.

    Cemiyet Başkanının Onayı

    Fetva Bölümü Temsilcisinin Onayı

    Öğretim Müdürlüğü Başkanının Onayı
    dosyayı indir:
    http://www.uploadace.com/42wcm02as85k/İSLAMİ_HAYIR_PROJELER_CEMİYETİ.rar.html

    Konu Abdullâh tarafından (09-29-2010 Saat 04:40 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    1,862
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10
    İslamî Hayır Projeleri Cemiyeti Fetva Bölümü 13. Beyân

  3. #3
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    1,862
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10
    İslamî Hayır Projeleri Cemiyeti Fetva Bölümü 13. Beyân

  4. #4
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    1,862
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10
    İslamî Hayır Projeleri Cemiyeti Fetva Bölümü 13. Beyân

 

 

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı çık

SEO by vBSEO 3.6.0