ALLÂH'I TEVHÎD ETMEK, NE DEMEKTİR?


Müslüman Kardeşim!

İslâm dîninin esasını ve temelini “tevhîd” oluşturur. Allâh'ı tevhîd etmek (birlemek) ise, O'nun birliğine, yâni kendisinden başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh olmadığına; zâtında, sıfatlarında, fi’illerinde (yaratıcılığında) ve ilâhlığında, tek ve eşsiz olduğuna; eşi, ortağı, dengi ve benzeri bulunmadığına, akla gelen, gönüle doğan, zihinde hayâl edilen ve canlandırılan her şeyden, her şekil ve sûretten uzak olduğuna inanmak demektir.

İşte bu inanca tevhîd akîdesi, tevhîd inancı, Allâh'ın birliği inancı; bu inançta olanlara da, tevhîd ehli (ehl-i tevhîd), Allâh'ı birleyenler, Allâh'ın birliğine inananlar; ( Allâh'tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur) kelimesine de, tevhîd kelimesi, yâni Allâh'ı birleme kelimesi denilir.

Tenbîh:

1- Allâh'ı tevhîd etmek, insanlara en önemli farzdır yâni her insan Allâh’ı tevhîd etmekle yükümlüdür.

2- Yahûdîler Tevrat'ı tahrif etmiş bozmuşlar; yüce Allâh'ın gökleri, yeri ve her ikisi arasındakileri, altı günde yarattığını; yedinci gün olan cumartesi gününde ise, yorulmuş olduğundan, Arş’ın üzerinde sırt üstü uzanarak, dinlendiğini iddiâ etmişler. Böylece O'nu, insana benzetmişlerdir.

Hristiyanlar da, aynı hata ve sapıklığa düşmüşler. Allâh'ın, Âdem peygamberin sûretinde olduğunu söylemişler. Îsâ peygambere, ilâhlık pâyesi vermişler. Yüce Allâh'ın, yaşlı bir insan sûretinde olduğunu düşündüklerinden, sözde ilâh resimleriyle, insanları aldatmak için, kiliselerini süsleme yoluna gitmişlerdir.

Sonuç olarak, Müslümanın uyanık olması, Ehl-i Sünnet inanç ve i’tikâdını iyice öğrenmesi; dolayısıyla yahûdî ve hristiyanların düşmüş oldukları, “Allâh'ı insana benzetme” küfrüne düşmemesi gerekir.