Kayıt ol

İslami Paylasım Platformu! Dinim İslam Foruma Hoş Geldiniz.

Merhaba ziyaretçi, sitemizden ücretsiz YARDIM alabilir, tüm içeriği görüntülemek için KAYIT OLabilirsiniz.

Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: sıfatlar

  1. #1
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    405
    Tecrübe Puanı
    10

    Allâh hakkında bilinmesi gereken Sıfatlar

    ALLÂH’IN BİLİNMESİ GEREKEN


    13 TANE SIFATI


    En kemal isimler Allâh'ındır. O halde O’nu, o kâmil isimlerle zikrediniz. O’nun isimleri hakkında haktan ayrılanları ve sapıklığa düşenleri bırakınız.

    Yüce Allâh'ın isim ve sıfatları çoktur. O’nun isim ve sıfatları kemale (noksansız ) işaret (delalet) eder.

    Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamber Efendimizin hadislerinde Allâh’ın sıfatlarından en çok zikredilen 13 sıfat vardır. Onun için Ehli Sünnet âlimleri, her mükellef Müslüman’ın üzerine bu 13 tane sıfatı bilmesinin farz olduğunu söylemişlerdir.

    Allâh'ın Zatını düşünmek ve tefekkür etmek yasak olduğu gibi O’nun sıfatlarını düşünüp tefekkür etmekte yasaktır. Çünkü Allâh'ın, Zatı ve sıfatları hiç bir şeye benzemez.

    Birinci halife olan Ebu Bekir es-Sıddik şöyle buyuruyor: “Allâh’ın zatını tam olarak idrak etmek konusunda aciz olduğunu bilmek ve buna teslim olmak tam bir idraktir. Fakat Allâh’ın zatını araştırmak ise tam bir şirktir.”




    Bu 13 tane sıfat:

    1- El-Vucud (Var olmak) ( ا لوُجُودُ ): Allâh vardır, bunda hiç şüphe yoktur. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):


    أفِي اللهِ شَكّ ﴿

    Manası: “Allâh’ın varlığında şek ve şüphe yoktur .“

    Allâh’ın başlangıcı ve sonu yoktur. O’nun varlığı yaratıkların varlığı gibi değildir. Çünkü onların başlangıcı ve sonu vardır. Tüm yaratıklar altı yönden(2) kuşatılmıştır. Allâh ise mekansızdır.

    Allâh mekandan, yönden ve zamandan münezzehtir. O’nun mekanı yoktur. Çünkü mekanların tümünü yaratan Allâh'tır. Yaratan ise yarattığına muhtaç değildir.

    İmam Ali şöyle buyuruyor: ”Allâh mekanları yaratmadan önce mekansız var idi, şimdi de ezelde mekansız olduğu gibi mekansızdır.” Çünkü Allâh değişmez.
    ----------------------------------------------------------------------------------------
    1-” İbrâhim” Sûresinin 10. âyeti.
    2- Bu yönler: ön, arka, alt, üst, sağ ve soldur.








    2- El-Vahdeniyyeh( الوَحْدانِيِّةُ): Allâh tektir eşi ve ortağı yoktur. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):

    وَإِِلهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ﴿

    Manası:”Allâh tektir , ortağı yoktur”.

    Allâh birdir ama sayı bakımından değil. İmam Ebu Hanife(2) şöyle buyuruyor:

    “Allâh birdir, O’nun birliği matematiksel değildir. (Çünkü matematikte birlik rakamı bölünebilir ve katlanabilir) eşi , benzeri ve ortağı olmadığı yönünden birdir”.

    Yüce Allâh değişmez, değişiklikten münezzehtir. Değişkenlik ancak yaratıkların sıfat ve özelliklerindendir.

    Allâh, yerleri yaratmadan önce yersiz var olduğundan şek ve şüphe olmadığı gibi ve yine de herhangi bir halden diğer bir hale geçerek değişkenliğe uğramayacağına kesin inanıyoruz. O halde (Arş-ı Alâ dahil olmak üzere) yerleri yarattıktan sonra da ezelde yersiz olduğu gibi, yine de değişmeden yersiz vardır.

    ------------------------------------------------------------------------------------------
    1- “El-Bakarah” Sûresinin 163. âyeti.
    2- "El-Fıkhu'l-Ekbar " adlı kitabı.








    3- El-Kiyemu Binnefs ( القِيَامُ بِالنَّفْسِ) : Allâh'tan başka her şey yaratıktır. Ve bütün yaratıklar O’na muhtaçtır. Allâh hiçbir şeye muhtaç değildir. Çünkü Yaratan yarattığına kesinlikle muhtaç değildir. O, hiç bir şeye muhtaç olmadığı gibi hiç bir mekana da muhtaç değildir. Allâh, Arş’a da muhtaç değildir.

    İmam Ali şöyle buyuruyor (1): "Allâh, Arş’ı kendine mekan edinmek için değil; kendi kudretinin büyüklüğünü göstermek için yaratmıştır."

    Yön, zaman, mekan, gök ve yerler ile kâinatın tümünü de yaratan Allâh'tır. Bunların hepsini yani her şeyi kendisi yarattığına göre onların hiçbirine muhtaç değildir ve kesinlikle herhangi bir şeye benzemez. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (2):

    الله ُ الصَََّّمَدُ﴿

    Manası : “Allâh hiçbir şeye muhtaç değildir”.

    -----------------------------------------------------------------------------------
    1- Bu sözü İmam Ebu Mansur El-Bağdadi " El- Farku Beynel Firak " adlı kitabında zikretti.
    2- “El-İĥlâs” Sûresinin 2. âyeti.





    Allâh Teâlâ şöyle buyuruyor (1):

    َوَاللهُ غَنِيٌّ عَنِ العالَمِين﴿

    Manası : “Allâh tüm alemlerden Ğaniy'dir”.(Yani onlara muhtaç değildir).

    4- El-Muĥalefetü Lil Havadis (المُخالَفَةُ لِلْحَوَادِثِ ): Allâh yarattıklarına benzemez. Allâh'ın zatında , sıfatlarında ve fiillerinde benzeri ve ortağı yoktur. O kesinlikle hiçbir şeye benzemez. Ne kesif (somut)(2) cisimlere ne de latif ( soyut)(3) cisimlere benzer. Çünkü Allâh ezeli ve ebedidir.


    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (4):



    لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْءٌ﴿

    Manası:” Allâh hiçbir şeye benzemez”.

    -----------------------------------------------------------------------------------------
    1-“Fâtır” Sûresinin 15. âyeti.
    2- Kesif olan cisim: Elle tutulan sert veya yumuşak cisimleri kapsayan bir cisimdir. Örnek: insan, taş ve benzeri yaratıklar.
    3- Latif olan cisim: Kesif olan cismin tam zıddıdır. Örnek: ruh , ışık , melek , cin ve benzeri yaratıklar.
    4- “Eş-Şurâ” Sûresinin 11. âyeti.






    Yine Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):


    وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أحَد﴿

    Manası: “Kesinlikle Allâh’ın eşi ve benzeri yoktur”.

    5- El-Kidem ( القِدَمُ): Allâh ezelidir, başlangıcı yoktur. Allâh zaman,mekan ve benzeri mefhum kavramları kendisi yaratmıştır. Kendi yarattığı yaratıkların sıfatları ile kesinlikle sıfatlandırılamaz. Mesela; zaman , mekan , başlangıç ve sonuç bunların hepsi sonradan yaratılmıştır. Bu sıfatlar yaratıklar için geçerli olup Allâh’a isnat edilmez. O, yaratılmış değil, yaratandır(2). O, ezelidir herşeyi yoktan var eden ve tek yaratandır.

    Allâh Teâlâ şöyle buyuruyor (3):

    هَُوَ الأَوَّلُ﴿

    Manası: “Allâh'ın başlangıcı yoktur”.

    -----------------------------------------------------------------------------------
    1- “El-İĥlâs” Sûresinin 4. âyeti.
    2-Âlimler dediler ki: " Her kim: ‘Her şeyi Allâh yarattı, peki Allâh'ı kim yarattı’ derse” küfre düşer. Çünkü Allâh-u Teâlâ madde ve benzeri şeyler gibi değildir ki, yaratılmış olsun. Acizlik, eksiklik ve muhtaçlık, yaratılmışların en büyük alametidir. Yaratmak ise; kâmil, kudret ve irade sıfatları ile vasıflandırılana hastır. Yani Allâh'a hastır.
    3- “El- Hadîd” Sûresinin 3. âyeti.






    6-El-Bekaâ’ ( البَقَاءُ ): Allâh'ın sonu yoktur, fani olmaz. Allâh ezelidir ve ezeli olan muhakkak ki ebedidir. Başlangıcı olmayan Allâh-u Teâlâ’nın sonu da olmadığı konusu kesin ve muhakkaktır. Kesinlikle zaman ile sınırlandırılamaz. Çünkü zaman Allâh'ın yarattığı yaratıklar içindir.
    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor(1):

    هَُوَ الأَوَُّلُ وَالآخِرُ﴿

    Manası: ”Allâh Ezelidir (başlangıcı yoktur) ve Ebedi'dir (sonu yoktur)” .

    Her yaratığın başlangıcı ve sonu vardır. Yok iken var edildiği an onun başlangıcı, zamanı ve tarihidir, yok edildiği an onun bitim zamanı ve tarihidir. Her yaratık yok olmaya mahkumdur.Ancak Cennet ve Cehennem gibi yaratıklar kendi zatı ile değil, Allâh'ın dilemesiyle kalıcıdırlar, fani olmazlar.

    7-El-Kudrah ( القُدْرَةُ ) : Allâh herşeye kâdirdir, yani O' nun gücü herşeye yeter.

    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (2):

    وَاللهُ عَلى كُلِّ شَىْءٍ قَََدِيٌر﴿

    Manası: ”Allâh herşeye kâdirdir”.

    ------------------------------------------------------------------------------------------
    1- “El- Hadîd” Sûresinin 3. âyeti.
    2- “Âli- ‘İmrân” Sûresinin 29. âyeti.






    8- El-İradeh ( الإرَادَةُ ): Her şey Allâh'ın iradesiyle (dilemesiyle ) olur. Allâh’ın ezelde dilediği şey muhakkak ki olacaktır. O'nun iradesi değişmez. Çünkü iradenin değişmesi yaratıkların sıfatlarındandır. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):


    وَ مَا تَشَاءُونَ إِلاّ أَنْ يَشَاءَ اللهُ رَبُّ العَالَمِينَ﴿


    Manası:” Âlemlerin Rabbi olan Allâh dilemedikçe hiç kimsenin dilediği olmaz.”

    İmam Ebu Davud "Es-Sünen" adlı kitabında rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz kızı Fatima'ya "Allâh'ın dilediği olur dilemediği kesinlikle olmaz" sözünü öğretmiştir.

    9- Es-Sem-u ( السَّمْعُ ): Allâh herşeyi işitir. O’nun işitmesi bizim işitmemize benzemez. O (Allâh), kulak, organ, alet ve başka benzeri cisimler olmaksızın işitir. Çünkü bu organlar yaratıkların sıfatlarıdır, Allâh'a layık değildir. Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor(2):

    وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِير﴿

    Manası:” O (Allâh), İşiten ve Görendir”.

    ------------------------------------------------------------------------------------------
    1
    - “Et-Tekvîr” Sûresinin 29. âyeti.

    2- “Eş-Şurâ” Sûresinin 11. âyeti.



    10- El-Bašar ( البَصَرُ ): Allâh her şeyi görür. O' nun görmesi göz ile değildir. Çünkü göz ile görmek mahlûkata mahsustur. Allâh, mahlûkata benzemediği için kesinlikle sıfatları da onların sıfatlarına benzemez. "El-Bašar" sıfatı görmek sıfatı demektir. Allâh'ın bütün sıfatları şekilsiz ve keyfiyetsiz olduğu gibi "El- Bašar" görme sıfatı da şekilsiz ve keyfiyetsizdir.

    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):

    وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِير﴿

    Manası: “O (Allâh), İşiten ve Görendir”.

    11- El-Kelâm ( الكَلامُ ): Allâh'ın kelamı (2) başlangıçsız ve sonsuzdur. O'nun kelamı dil ile değil, ne Arapça, ne Türkçe, ne İbranice ne Süryanice ne de başka bir lüğattır. Allâh'ın kelamı ses, harf, başlama, duraklama, kesilme ve eklemelerden münezzehtir. O'nun kelamında şekil ve keyfiyet düşünmek caiz değildir. Çünkü akılla kuşatılmaz. Bize düşen Allâh'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederek O'na iman etmektir.

    Allâh'ın kelamı bizim kelamımıza kesinlikle benzemez.


    ---------------------------------------------------------------------------------
    1- “Eş-Şurâ” Sûresinin 11. âyeti.
    2- Kelam: Lüğatça söz etmek ve konuşmak anlamına gelir. "Allâh konuşuyor" tabiri caiz olursa biliniz ki O'nun konuşması benzersizdir. Çünkü konuşmak deyince ağız, ses, dil, ve harf gibi şeyler ile olduğu akla gelir. Bu gibi sıfat ve organlar yaratıklar için geçerli olup Allâh'ın kelamı bunlardan münezzehtir.






    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):


    وَكَلَّمَ اللهُ مُوسى تَكْلِيمًا﴿

    Manası: ”Muhakkak ve şüphesiz ki, Allâh-u Teâlâ, Musa Peygamber ile tekellüm etti ” (yani Musa, ezeli ve ebedi olan Allâh'ın Kelamını işitti).

    Allâh'ın Kelamı; ses ve harf ile değildir ve kesintiye uğramaz. Bizim konuşmamızda başlama ve kesilme vardır.
    Örnek: "Bismillêh" dediğimiz zaman "be" harfi başlıyor , "sin" harfine geçince , "be" harfi yok oluyor. Demek ki harf ile olan konuşmalarda yok ve var olma olayı ortaya çıkıyor. Ses ile olan konuşma da aynı şekilde başlama ve kesilmeye uğruyor. Bütün bunlar yaratıkların sıfatlarındandır. Allâh hakkinda caiz (mümkün) değildir. Nasıl ki Allâh'ın Zâtı düşünülemez (yani akıl ve teffekür ile kuşatılmaz) ise Allâh'ın sıfatları da kesinlikle düşünülemez. Düşünmek şekle vardırır, şekle varmak da benzetmek demektir.

    Allâh'ı, yaratıklara benzeten kişi ise Müslüman değildir. O halde bu kişinin ne yapması gerekir; Allâh'ın ezeli ve ebedi olduğuna, Allâh'ın Zâtı ve sıfatlarının da ezeli ve ebedi olduğuna, hiçbir şeye benzemediğine iman ederek İslâm dinine girmesi gerekir.

    Allâh'ın kelamı dil ve lügat türünden de değildir, yani Arapça, Türkçe, İbranice, Süryanice vesaire değildir. Çünkü onlar da yaratılmıştır.

    ------------------------------------------------------------------------------------------
    1- “En-Nisâ‘ ” Sûresinin 164. âyeti.






    12- El-Hayât ( الْحَيَاةُ ) : Allâh'ın Hayatı bizim hayatımız gibi değildir. O (Allâh), hiç ölmez ve hem Ezeli ve hem de Ebedidir. Bizim hayatımız ruh, kan, hava ve benzeri bir çok maddelere muhtaçtır. Ama Allâh’ın, bunların hiçbirine ihtiyacı yoktur. Çünkü madde ile ilgili olan her şeyi Allâh yarattı. Yaratan ise yarattığı şeylere muhtaç değildir.

    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):

    لا اِلهَ اِلاّ هُوَ الْحَيُّ اللهُ الْقََيُّومُ﴿

    Manası: “Ezeli ve ebedi hayat ile mavsuf olan, hiç kimseye muhtaç olmayan, Allâh’tan başka ilah yoktur”.

    13- El-İlim ( العِلْمُ ): Allâh herşeyi bilir. O’nun ilmi başlangıçsız ve sonsuzdur. Geçmişte ve gelecekteki olayların hepsini bilir. Allâh'ın tüm sıfatları bizim sıfatlarımıza benzemediği gibi ilim sıfatı da bizim bilme sıfatımıza benzemez. Bizim bilmemiz azalıp çoğalmaya , yenilenip eksilmeye, zayıflayıp kuvvetlenmeye , unutkanlığa uğramaya ve benzeri değişkenliklerden geçmeye elverişlidir Bizim ilmimizin bütün bu noksan sıfatlara uğraması mümkündür.

    Ama Allâh'ın ilmi ne bunlara ne de akla ve hayale gelebilecek herhangi bir şeye benzer.

    ------------------------------------------------------------------------------------------
    1- “El-Bakarah” Sûresinin 255. âyeti.





    Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor (1):


    وَعِنْدَهُ مَفاتِحُ الغَيْبِ لا يَعْلَمُها إِلاّ هُوَ وَيَعْلَمُ ما في البَرِّ وَالَبحْر وَما تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ إِلاّ يَعلَمُها وَلا حَبَّةٍ في ظُلُماتِ الأََرْضِ وَلا رَطْبٍ وَلا يابِسٍ إِلاّ في كِتابٍ مُبِينٍ


    Manası:” Gaybın anahtarları Allâh indindedir. Onları ancak O bilir. O (Allâh), karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi de bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır”.


    1- “El-Enaâm” Sûresinin 59. âyeti.
    Konu Abdullâh tarafından (08-11-2009 Saat 15:39 ) değiştirilmiştir.
    “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk olsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
    Âl-i İmran: 104
    “Siz, insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülüğü men edersiniz ve Allah’a iman edersiniz...”
    Âl-i İmran: 110
    “Asra andolsun ki, insan hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”
    Asr: 1-2-3


 

 

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı çık

SEO by vBSEO 3.6.0