![]() |
|
|||||||
| Attention Visitor: |
| You may have to register before you can post: click the register link above to proceed. To start viewing messages, select the forum that you want to visit from the selection below. |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |||||||||||
|
Administrator
Üyelik tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 318
Level: 16 [ ]Paylaşım: 0 / 391 Tecrübe Puanı: 10
![]() |
Peygamberlerin Bilinmesi Zaruri olan Sıfatları
PEYGAMBERLER HAKKINDA BİLİNMESİ
FARZ OLAN HUSUSLAR Peygamberler hakkında bilinmesi ve iman edilmesi farz olan konuların başında; Onların Müslüman olmaları, kendilerine layık, güzel ve üstün olan sıfatlara sahip olmaları ve kendilerine yakışmayan, kötü ve aşağılık sıfatlardan korunmuş olmaları gelmektedir. Kendilerinde Kesinlikle Bulunan Sıfatlar: 1-Sıdık sıfatı: Peygamberler asla yalan söylemezler, söyledikleri her şeyde sadıktırlar, yani doğruyu söylerler. 2-Zeka sıfatı: Bütün Peygamberler zekidirler, kesinlikle içlerinde geri zekalı olan yoktur. Allâh, onlara öyle zeka vermiştir ki, düşmanlarını o zeka sayesinde ve verdikleri deliller karşısında hayrete düşürmüşlerdir. 3-Cesaret sıfatı: Peygamberler, yaratıklar arasında en cesur insanlardır. Asla düşmanlık yapan kâfirlerden korkmaz ve kaçmazlar. Sahabeler, savaşının en çok şiddetlendiği zamanda Allâh Resulü’nün arkasına sığındıklarını söylerlerdi. Bu da Peygamberlerin ne kadar cesur olduklarına delildir. (19) 4-İffet sıfatı: Bütün Peygamberler namusludurlar. Kendilerine en ufak yüz kızartıcı olay meydana getirmezler ve kimsenin namusuna asla kötü gözle bakmazlar. 5-Emanet sıfatı: Bütün Peygamberler son derece emindirler. Emanete asla ihanet etmezler. Hepimizin bildiği gibi, Allâh'ın Resulü Muhammed aleyhisselam henüz kendisine Peygamberlik vazifesi gelmeden, insanlar arasında güvenirliği ile doğruluğu ile güzel huyu ve ahlâkı ile tanındığı için kendisine " Muhammed-ül Emîn" yani ”Güvenilir Muhammed” lakabı verilmiştir. O zamanki kabilelerden olan bazıları bile tüm değerli eşyalarını ve altınlarını O’na emanet ediyorlardı. İşte Peygamberler bu derece üstün ve güzel ahlâka sahiptirler. 6-İšmet sıfatı: Allâh-u Teâlâ, bütün Peygamberleri, Peygamberlikten önce ve sonra küfürden, büyük günahlardan ve haklarında kıymet düşürücü küçük günahlardan korumuştur. Peygamberler bir üzüm tanesini bile çalmazlar. Ancak haklarında hata sayılan ve kıymet düşürücü olmayan bazı hatalara düşmüşlerdir(1). Fakat başkaları onlara tâbi olmadan önce hemen tevbe ederler. 1- Mesela: Âdem aleyhisselam'ın ağaçtan yemesi gibi. (20) 7-Tebliğ sıfatı: Bütün Nebiler ve Resuller tebliğ vazifesi ile görevlidirler(1). Allâh'ın kendilerine vahyettiği emirleri aynen insanlara tebliğ ederler. Tebliğ ettikleri bütün konularda sadıktırlar, aldıkları emirleri eksiksiz ve fazlasız tebliğ ederler. Peygamberler, hem Peygamberlikten önce hem de Peygamberlikten sonra küfür, büyük günah ve küçük olup itibar düşürücü günahlardan masumdurlar. Örnek: Peygamberler, Allâh'tan başkasına ibadet edip Allâh'a ortak koşmazlar. Çünkü bu küfürdür. İçki içmezler, zina yapmazlar, hırsızlık yapmazlar, yalan söylemezler emanete hiyanet etmezler. İslâm adına yazılan birçok kitapta Peygamberler ile ilgili yanlış ve yalan hikayeler bulunmaktadır. Bu tür kitaplara dikkat etmemiz gerekir. Örneğin: Yusuf Peygamber hakkında bazı tefsirlerde bu masum Peygamberin Mısır Kralı'nın karısının ----------------------------------------------------------------------------------- 1- Allâh-u Teâlâ ”El-Bakarah” Sûresinin 213. âyetinde şöyle buyuruyor: ﴿ كانَ النَّاسُ أُمَّة ً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللهُ النِّبيَّينَ مُبَشِّرينَ وَمُنْذِرينَ ﴾ Manası:” İnsanlar bir tek ümmet idi, sonra Allâh, müjdeleyici ve uyarıcı olarak Nebileri(Resul olmayan Peygamber) göndermiştir”. (21) kötü niyetli teklifine karşı kabul gösterdiğini söylenmektedir. Kesinlikle böyle bir şey olmadı, Peygamberler bu şeylerden uzaktırlar. Peygamberlere ve Peygamberlik makamına yakışmayan bu tür şeyler ve batıl iddialar küfürdür. Yahudilerin sokuşturmalarından başka bir şey değildir. Ayrıca İbrahim Peygamber ile ilgili bir iftiraya daha rastlamaktayız(1). İbrahim Peygamberin küçük yaşta iken ay, güneş ve yıldızlara taptığını söylerler. Bu da Peygamberler hakkındaki İslâm inancına ters düşer. Çünkü Kur’an-ı Kerim’in bir çok yerinde İbrahim Peygamberin küçüklüğünden beri doğru inanç üzerinde olduğu belirtilmiştir(2).Yine İsrailiyet(3) sokuşturmalarından biri de; Eyub aleyhisselem'a iftira etmektedir. Diyorlar ki "Eyub Peygamber çok feci ve çirkin hastalığa yakalanmıştır. Karısı bile onu terk edip ve ondan kaçacak kadar çirkinlikte vücudundan kurtlar çıkmıştır.” Bu iğrenç iftira Peygamberliğe yakışmaz. Ve Peygamberliğin temel dava ilkesine ters düşmektedir. 1- ”Âli ‘İmrân” Sûresinin 67. âyeti yanlış bir şekilde tefsir ediyorlar. 2- ”El-Enbiyâ’ ” Sûresinin 51. âyetinde. 3- Yahudiler. (22) Allâh-u Teâlâ, Peygamberlerin vefatından sonra, yere ve toprağa onların etlerini, vücutlarını yemeyi haram kılmıştır. Peygamberlerin ölümünden sonraki hürmetlerine işaret eden bu husus, hayatta iken ne kadar değerli olduklarını ortaya koymaktadır. Peygamberlerin en büyük görevlerinden biri davet ve tebliğdir. İnsanları, imana ve İslâm’a davet ederken, kendilerinde uzaklaştırıcı, iğrendirici ve nefret ettirici hastalık gibi sebepler mevcut ise üstlendikleri davaya ters düşmez mi? Tabi ki düşer. Bir diğer iftira ise Dâvud Peygambere atılmaktadır. Davud Peygamberin doksan dokuz karısı olduğunu, buna rağmen de ordusunda bir kumandanın güzel karısına aşık olmuş ve onu elde edebilmek için kocasını savaşta öldürülsün diye ön saflarda yer almasını emretmiş, sonra adamı öldürtmüş ve böylece karısına sahip olmuş. Peygamberlerin şan ve şerefine yakışmayan bu alçaltıcı ve insanların gözünde küçük düşürücü iftiralardan onları tenzih ederiz.
|
|||||||||||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|