![]() |
|
|||||||
| Attention Visitor: |
| You may have to register before you can post: click the register link above to proceed. To start viewing messages, select the forum that you want to visit from the selection below. |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 | |||||||||
|
Super Moderator
![]() Üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: İsTaNBuL
Yaş: 32
Mesajlar: 2,283
Level: 38 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Paylaşım: 94 / 947 Tecrübe Puanı: 7
![]() |
En büyük hüsran islam üzere ölmemektir
EN BÜYÜK HÜSRAN İSLAM ÜZERE ÖLMEMEKTİR Hiç kimse, cehennemdeki ebedi azabtan kurtulmayı İslam üzere ölmekten başka bir inançta aramasın ve hayal etmesin. İster baştan kafir olsun isterse Müslüman olupta sonradan küfre düşmüş birisi olsun. Küfür üzere ölen bir kimse yeryüzü dolusu altını fidye olarak versede veya yeryüzü dolusu altını dünyada insanların yayarı için harcasa onlara yardım etse hayır hasenatlar yapsada bu yapmış olduğu ameller onu ebedi (sonsuz) olan cehennem azabından kurtarmaz. Örnek olarak, elektriğin mucidi sayılan Edison bütün insanlık için büyük önem taşıyan elektriği keşfetmesi ve insanların yararına sunması ona ahiret hayatında hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünki kendisi İslam inancı üzere ölmediğinden dolayı gideceği ve ebedi olarak kalacağı yer cehennemdir. Bazı cahiller derlerki; tamam adam kafir ama insanlığa bu kadar hizmet etti, iyilikler güzellikler yaşattı. Bu kişide cennete girmeyecekmi? İşte bu şekilde bir yaklaşım ve inançta kur’ana aykırıdır. Allah Teâla Âli Îmran süresinin dokuzuncu ayetinde ; اِنَّ الَّذينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ أَحَدِهِمْ مِلْءُ الاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِهِ اُولٰـئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَليمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرينَ Meâlen; Şüphesiz inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur. İşte bu ayet bizlere, İslam dininin ne kadar büyük nimet olduğunu göstermektedir. İslam dininden başka bir inanç üzere ölmenin ne kadar büyük bir hüsran olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca Müslüman olarak ölmeyen bir kişinin dünyadaki yapmış olduğu iyilikler ne kadar çok olursa olsun karşılığında ahirette hiçbir sevabı olmayacağını açıkca bildirmektedir. El Furkan suresinin 23.ayetinde buyrulduğu gibi; وَقَدِمْنَا إِِلٰى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَنْثُورًا Meâlen: Hem biz, onlar (hayır diye dünyada) ne amel işledilerse, onları saçılmış zerre haline getirmişizdir, (artık hiç bir kıymeti kalmamıştır). Durum böyle olduktan sonra bizlerin yapması gereken en önemli şey İslam dinini hakkıyla öğrenmek, İslam dinin'de sabit kalmak ve son nefeste İslam üzere ölmek için gayret sarfetmeliyiz. İslam'dan başka hak, ilahi ve semavi bir dinin olmadığını kalbimize yerleştirmeliyiz. Her söz, fiil ya da itikad içinde; Allâh’a, meleklere, Peygamberlere, Cennete, İslâm’ın sembollerine hakaret niteliği taşıyorsa veya şeriatla alay etmeyi içeriyorsa küfürdür. İnsan bu tür şeylerden ne olursa olsun sakınmalıdır. İmam Nevevi “El-Minhâc” ve “Ravdatu't-Tâlibin” adlı kitaplarında zikretmiştir. “El-Minhâc” adlı kitabında şöyle buyuruyor: الرِّدَةُ هِيَ قَطْعُ الإِسْلامِ بِنِيَّةٍ أَوْ قَوْلِ كُفْرٍ أَوْ فِعْلٍ سَوَاء قَالَهُ اسْتِهْزَاءً أَوْ عِنَادًا أَوِ اعْتِقَادًا Anlamı: ”Riddet İslâm dininden çıkmaktır. Küfür; niyetle, sözle veya fiille olur. Gerek onu alay etmek, inat etmek suretiyle gerekse inanmak suretiyle söylemiş olsun (hüküm aynıdır).” İslâm dininden başka bir şeyi kendine din edinmek itikadi küfürlerdendir. Kurân-ı Kerim’in bir âyetine dahi olsa inanmayan kimse itikadi küfürdedir. Âlimlerin icmaı ile Peygamberliği sabit olan Peygamberlerden birisine iman etmeyen kimse de itikadi küfürdedir. İcma ile haram olan bir şeyin helal olduğuna, helal olan bir şeyin de haram olduğuna itikad etmekte itikadi küfürdendir. Allâh’ı mahlûkatlara benzeten veya Allâh’ın yeri veya yönü olduğuna itikad eden kimse itikadi küfre düşmüş olur. Konu Ottoman tarafından (05-15-2009 Saat 19:15 ) değiştirilmiştir.. |
|||||||||
|
|
|
|
|
#12 | |||||||||
|
Super Moderator
![]() Üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: İsTaNBuL
Yaş: 32
Mesajlar: 2,283
Level: 38 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Paylaşım: 94 / 947 Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Cennete girmenin şartı islam üzere ölmektir;
CENNETE GİRMENİN ŞARTI İSLAM ÜZERE ÖLMEKTİR; Bazı kimseler Müslüman olmayanlarında cennete gireceklerini söylemektedirler. Oysa cennete girmenin tek şartı Müslüman olmaktır. İslam davetini duyupta İslam üzere ölmeyenler cennete giremezler. Allah Teâla, kuranda hak olan tek din İslam diye buyurması, Yahudilik ve hıristıyanlık dinleri başta olmak üzere, İslamın dışındaki bütün dinlerin uydurma ve batıl olduklarını göstermektedir. Ayrıca kuran İslam'dan başka bir din seçenlerin, arayanların ve kabul edenlerin ahrette hüsrana uğrayacaklarını ve kafir olduklarını bildirmektedir. Allah Teâla bu kişilere rahmet etmeyeceğini ve cennetten mahrum olacaklarını bildirmektedir. Bundan dolayı bir Müslüman kafir olarak ölen birisinin arkasından rahmet okuması , Yasin okuması ve Allahın onu affetmesi için dua etmesi kurana aykırıdır, böyle bir inançta batıldır. Bu inançtan’da Müslüman kendisini korumalıdır. İslamdan başka bir din seçenler, yahudilik, hiristiyanlık veya başka bir inanç ile Allah’a şirk koşan dinlerden birisini benimseyenler hakkında Allah Teâla kur’ani kerimde el Maide süresinin 72.ayetinde şöyle buyurmaktadır; إِِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَاْوٰهُ النَّارُ وَمَا لِلظَّالِمينَ مِنْ أَنْصَارٍ Meâlen; Kim Allah’a ortak koşarsa, ona Allah Cennet’ini haram etmiştir; ve barınacağı yer de Cehennem’dir. Zâlimlerin hiç bir yardımcısı yoktur.” Ve Peygamber efendimiz (sallalahu aleyhi vessellem),İmam Müslim’in rivayet ettiği bir hadisi şerifte meâlen şöyle buyurmaktadır; Müslüman olmayan bir kimse cennete giremez. Yine başka bir hadisi şerifte Peygamber efendimiz (sallalahu aleyhi vessellem) mealen şöyle buyurmaktadır; Muhammedin nefsi(canı) onun tasarrufunda olan Allah’a yemin ederimki; bu ümmetten hiçbir kimse yoktur ki Yahudi olsun hırıstiyan olsun peygamberliğimi duymuş ve benim onunla(İslam dinine) gönderildiğime inanmayanlar cehennem ehlinden olmasınlar. Bu hadisi İmam Muslim rivayet etmiştir. Birçok ayet ve hadislerde hak olan tek din İslam'dır. İslam'dan başka bir din kabul edenlerin akibetleri hüsrandır. Ahirette Allahın rahmetinden ve cennetinden mahrumdurlar. Bu hükümlerin Kuranda bildirilmiş olmasına rağmen insanların hala yahudilik ve hıristiyanlık dinlerinin hak din ilahi din semavi din olduğunu ve bunlarında cennete gireceklerini söyleyenler, bu şekilde inanlar bu kadar ayet ve hadisi yalanlamaktadırlar. Müslümanın her söz ve düşüncesi ayet ve hadislerde varid olanların kapsamına uygun olmalıdır. Aksi halde olmayan bir şeyi varsaymak ve var olan bir şeyide reddetmek kişiyi imandan eder. Kafirlerin küfrünü övmek ve onların inancına saygı göstermek müslümanı imandan eder. Müslümanın görevi, kafirlerin küfürlerinden kurtulmalarına vesile olmak için onlara doğru inancı anlatmaktır. Zira onlar kafir olarak öldükleri taktirde ebediyen cehennemde azap göreceklerdir. yahudi ve hıristiyanların kafir oldukları kesindir. Allah Teâla kurani kerimde NİSA suresi 168. ayet şöyle buyuruyor; اِنَّ الَّذينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلاَ لِيَهْدِيَهُمْ طَريقًا إِلاَّ طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَالِدينَ فِيهَا أَبَدًا وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللهِ يَسِيرًا Meâlen; (Şüphe yok ki, küfredip kafir olarak ölenleri Allah bağışlayacak değil, cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar, o Cehennem’de ebedi(devamlı) olarak kalacaklardır) İslamın dışındaki bütün dinlerin batıl olduğunu içine sindiremeyen kişi Müslüman olduğunu iddia edemez. Ehlisünnet ulemalarının icması ve söz birliğiyle; kimki İslamdan başka bir din seçerse, ararsa veya kabul ederse o kişi kafir olur. O kişinin kafir olmadığını söyleyen ve onun kafir olmasından şüphe eden, tereddüd edip çekimser kalan ve ben ona “ne kafirdir nede kafir değildir demem şeklinde söyleyende kafir olur. Bunu El hafız fakih ve muhaddis El Herari “Essiratul mustekim “adlı kitabında bildirmiştir. Hiç kimse sanmasınkı, konuşmuş olduğu her söz, melekler tarafından yazılmasın ve onların hesabı sorulmasın! Hepsinden hesab sorulacaktır. ĞÂŞİYE suresi 26. ayette Allah Teâla şöyle buyuruyor; ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ Meâlen: Sonra, onların hesablarını görmek de yalnız bize aittir. Müslüman, Müslümanı Sevmeli ve Ona Nasihat Etmeli Peygamber efendimiz (sallallahualeyhivesellem) imam Muslimin rivayet ettiği hadisi şerifte meâlen şöyle buyurmuştur;”bizim dinimiz bize nasihat etmeyi emreder” Başka bir hadisi şerifte meâlen;”biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi din kardeşi içinde sevmedikce kâmil bir iman sahibi olamaz” diye buyurmaktadır. Bu risaleyi kaleme almamızdaki tek amaç kişiyi, İslam dininden eden, bozuk inanç, sakıncalı sözler ve fiili olarak hatalara düşmüş olanları aydınlatmak, İslam dinine dönmelerine vesile olmaya çalışmaktır. En büyük nimet olan İslam dininin hakkaniyetini delilleriyle bozuk inançta olanlara bildirmektir. Dolayısıyla risalemizde açıkladığımız hükümlerden herhangi birisine ters düşen ve bozuk inanç içinde olanlara nasihatımız şudur; hiçbir saniye bile kaybetmeden düşmüş olduğu bozuk inançlar'dan dolayı yeniden İslam dinine girmek niyetiyle “eşhedu elle ilehe illellah ve eşhedu enne Muhammeden âbduhu ve râsuluhu diyerek kelime-i şahadet getirmelidirler. Çünki İslam dinine geri dönmelerinin tek yolu budur. Tövbe estağfurullah diyerek kişi iman dairesine girmiş olmaz. Ancak şahadet getirdikten sonra tövbe estağfurullah demesi kendisine fayda verir. Bozuk inanç üzerinde olanlar eğer hatalarından dönmek niyetiyle şahadet getirmeden ölürlerse küfür üzere öldüklerinden dolayı ebediyen (sonsuz) cehennem azabında kalacaklardır(Allah Korusun). Değerli Müslümanlar ; her mükellef dindeki farz olan ilmi bilgileri öğrenmek zorundadır. Dinde öğrenilmesi gereken “Farz-ı Ayn” ilimler; İslâm’ın Müslümana yüklediği itikad ilmi, fıkıh ilmi ve ticaret ile uğraşanın muamelat (alış-veriş) ilmidir. Bunlardan başka; kalp, lisan ve diğer azaların günahlarını öğrenmek, zekât vacip olan kişinin zahir (açık) olan zekât ilmini öğrenmesi ve hacca gücü yetenin hac ilmini öğrenmesi farzdır. İmam Beyhaki’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: " طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ" Anlamı: ”İlim talep etmek (öğrenmek) her Müslümanın üzerine farz kılınmıştır.” Bu bilgileri her Müslüman öğrenmek zorundadır ve farz olan bilgileri öğrenmediği takdirde sorumludur. Öğrenmeyen kişinin mazereti asla kendisinden kabul edilmeyecektir. Her Müslüman öğrenilmesi farz olan bilgileri öğrenmekle imanını koruyabilir ve ibadetlerini kabul edilecek şekilde yapabilir. Bu bilgiler öğrenilmediği takdirde her an kişi imanını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir ve yaptığı ibadetleri kabul edilmez,emekler boşa gidebilir. Allah’ı, rasulunu ve İslam dinini gerçekten tanımak ve ibadetleri usulleriyle ve erkanlarıyla yapabilmek için din ilmini öğrenmek çok önemlidir. İslam nimetini emredildiği gibi kabul edip, onu muhafaza etmemiz farzdır. Koruyup muhafaza edebilmek için de bazı şeylere çok dikkat etmeliyiz bu da akaid ilmini öğrenmekle mümkündür. Unutmayalım ki, malı biz insanlar korurken; ilim de insanı korur. Dinin temeli olan akaid ilmini öğrenmeliyiz ki, sorumsuzca söylenebilecek haram yada küfür sözlerden sakınabilelim, imanımızı muhafaza edebilelim. Kişiyi ahirette ebedi kurtuluşa erdiren nimet Müslüman olarak ölmektir. Müslüman olarak ölmek için, İslam dinini öğrenmek,İslam dinini bilerek yaşamak ve son nefese kadar imanını muhafaza etmek ile olabilir. Yani 1)İlim 2)Amel 3)İhlas ile hayatını sürdürmesi gerekmektedir. Konu Ottoman tarafından (05-15-2009 Saat 19:16 ) değiştirilmiştir.. |
|||||||||
|
|
|
|
|
#13 | |||||||||
|
Super Moderator
![]() Üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: İsTaNBuL
Yaş: 32
Mesajlar: 2,283
Level: 38 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Paylaşım: 94 / 947 Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Din ilminin öğrenilmesinin farz olduğu hakkında
DİN İLMİNİN ÖĞRENİLMESİNİN FARZ OLDUĞU HAKKINDA. Allah Teâla ''Ez Zümer''Süresi/9 ayette şöyle buyurmaktadır; قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذينَ لاَ يَعْلَمُونَ إِِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُولُوا الأَلْبَابِ Meâlen; De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar Allah Teâla ''Fatır süresi/28. ayette şöyle buyurmaktadır; اِنَّمَا يَخْشَى اللهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاءُ إِِنَّ اللهَ عَزيزٌ غَفُورٌ Meâlen; Allah’dan, kulları içinde, ancak (kudret ve azametini bilen) âlimler korkar. Yani alimler Allah'tan en çok korkanlardır. İmam Tabarani'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor. ''Ey insanlar öğreniniz; ilim ancak öğrenmekle olur, fıkıh ise fıkhı öğrenmekle olur.''Kim şer'i ilim öğrenmek ve dinde fakih olmak istiyorsa doğru bir yol seçmesi gerekir. İlim ehlinden onu mümeyyiz derecesine getirecek kadar şer'i ilim almadan tek başına kitaplardan ilim almaya itimad etmesin yani yanında yalnışını düzeltecek kimse yoksa ve kendiside , kitaplardaki yalnışı doğrudan ayırt edebilecek mümeyyiz sıfatında değil ise sadece kitaplara bakarak ilim almaya kalkışırsa, bu kimse yalnış anlamaya düşüp düşmediğinden emin olamaz Güvenilir ve Allah'tan korkan Alimlere gitmeden tek başına kitaplara bakma uslübü onu ne alim nede şer-i ilim talebesi yapar. Şer-i ilim ancak alimlerden ilim telakki etmekle olur. Peygamber Efendimiz ilimi öğrenmek için alimlere gideni meth etmiştir. İmam Tirmizi'nin nakletmiş olduğu bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: ''Allah, şer-i ilmi öğrenmek için yola çıkan kimseye Cennete götüren yolu kolaylaştırır. ''İmam Buhari'nin ''Sahih''inde '' Kavilden ve amelden önce ilim'' başlığında bir bölüm vardır. Bu da Kur'an-ı Kerim'in '' Muhammed '' Süresinin 19. ayetine, yani ''Allah'tan başka ilah yoktur.''ayetine dayanarak belirtilmiştir. Allah-u Teala Et - Tehrim Süresi/6 ayetinde şöyle buyurmaktadır; يَا اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا Meâlen; Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Tabilerden olan Ataa b. Ebi Rebah -radiyallah-u-anh- bu ayeti şöyle tesfir etti: ''Nasıl namaz kılacağını, nasıl oruç tutacağını, nasıl alışveriş yapacağını ve nasıl evlenip boşuyacağını öğrenmekle olur. Erkek ve Kadının Üzerine İlim Öğrenmenin Farz Olması Din ilminin zaruri kısmını öğrenmek, hem erkeklere hemde kadınlara farzdır. Sadece erkeklere değildir. İmam Beyhaki'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifde Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: ''İlim talep etmek her müslümana farzdır. ''Başka bir hadisi şerifte ise peygamber efendimiz meâlen şöyle buyurmaktadır; ”Din ilminde bir bâb (mesele) öğrenmek, bin rekat nafile namaz kılmaktan hayırlıdır, üstündür. Allah-u Teala ,''Ez-Zâriyât'' Süresi /56 ayetinde şöyle buyuruyor; وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالإِِنْسَ إِِلاَّ لِيَعْبُدُونِ Meâlen; Ben insanları ve cinleri, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Biz ,Allah'a ibadet etmekle ve onu hakkıyla tanımakla emrolunduk. Her durum ve her zamanda Allah'a ibadet etmeye ve taatte bulunmaya mecburuz. Allah'a tövbe et ve taatlerde acele et. Bu dünya hayatı seni aldatmasın. ''Dünya hayatı aldatıcı bir geçicilikten başka birşey değildir'' ''El -Hadid '' Süresi/20 وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللهِ وَرِضْوَانٌ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا اِلاَّ مَتَاعُ الْغُرُورِ ''İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirirler.'' ''El-Enbiya'' Süresi/1 إِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَ İSLAMDA, MÜSLÜMANIN İNANMASI GEREKEN HUSUSLAR Her müslümanın bilmesi ve inanması gereken konular; 1) İslam dini son hak dindir, son ilahi ve semavi dindir şeklinde bir söz söylenmez bu caiz değildir. İslam dini Adem aleyhisselamdan, Peygamber efendimize kadar gelen bütün peygamberlerin tebliğ ettiği tek HAK, İLAHİ VE SEMAVİ dindir. 2) Musa ve İsa aleyhisselamın dini İslamdı.kendileri ve onlara tabi olanlar müslümandı. 3) İslamın dışındaki bütün dinler (Yahudilik ve hırıstiyanlık dahil) batıldır ve geçersizdir. bunların hepsi Allah’a şirk koşmaktadır. 4) Müslüman olmayan kimse ne kadar iyilik yaparsa yapsın, Allah Teâla o kişiden razı değildir. Ahirette, Allah’ın rahmetinden mahrum kalacaktır. Müslüman olmayan kişi ebediyen cehennemde kalacaktır. 5) İslam üzere Müslüman olarak ölen bir kimse ve levki günahkarda olsa cehennemde azabta görse, eninde sonunda mutlaka cennete girecektir. Cehennemde, günahkar Müslümanlardan bir gurup mutlaka azap çekecektir. Fakat bu azap çekenler orada ebedi olarak kalmayacaklardır. 6) Allahın varlığına ve birliğine, hak olan tek ilah olduğuna, eşi benzeri olmadığına ve mekansız olarak var olduğuna inanan, kelime-i şahadeti getiren bir kimse, kur’an ve iman esaslarına aykırı olan bir söz, düşünce ve fiilde bulunmadıkca, haram olana helal, helal olana haram söylemedikce bu kişi büyük günah sahibide olsa tekfir edilmez yanı ona kafir denilmez. 7) Müslüman bir kimsede kurana ve iman esaslarına aykırı bir söz düşünce ve davranışta bulunursa, haram olanı helal, helal olanıda haram olarak görürse dinden çıkar ve kafir olur. O kişinin yapmış olduğu bütün hayır hasenatlar boşa gider . Yeniden Müslüman olup İslam dinine dönsede geçmişte yaptığı hayır ameller ona fayda sağlamaz. “Velhamdulillahi rabbil alemiyn.Vesselâtu vesselâmu alâ seyyidina venebiyna murseliyn” Konu Ottoman tarafından (05-15-2009 Saat 19:51 ) değiştirilmiştir.. |
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|